düşük bütçeli filmler - sinema... - Blogcu



SİNEMACI.........SİNEMA ADINA ARADIĞINIZ HER ŞEY BURDA!!!......HOŞ GELDİNİZZZZ...FKOKMEN!!!.....

11 bin dolara çekti 62 milyon dolar kazandı-Paranormal Activity

8/11/2009 · Kategori: dusuk but_eli filmler

http://img.ekolay.net/sinema/images/29102009122425_38_657182248.jpg
Oren Peli adlı genç yönetmenin sadece 11 bin dolara çektiği Paranormal Activity adlı film, beş haftada 62.4 milyon dolar hasılat elde ederek ABD'de box office listesinin ilk zirvesine yerleşti.
Peli'nin tanınmamış oyuncularla sadece 11 bin dolara çektiği film gösterime çıktığı ilk beş haftada 62.4 milyon dolar hasılat elde etti. Filmin sadece geçen hafta sonu yaptığı gişe rakamı ise 22 milyon dolar.
İlk olarak Slamdance Film Festivali'nde gösterilen ve seyirciyi kelimenin tam anlamıyla 'koltuklarına yapıştıran' Paranormal Activity toplam 1 haftada çekildi. Ancak Peli'nin filmini gösterecek sinema bulması 3 yılını aldı.
SPIELBERG'İ DE ETKİLEDİ
Hollywood'un önde gelen yapım şirketlerinden Miramax'ın temsilcileri Jason Blum ve Steven Schneider 2007’de filmi izledikten sonra tekrar kurguladı. 2008’de filmi izleyen Dreamworks yöneticileri, filmi şirketin kurucularından Steven Spielberg’e gösterdiler. Filmde çok gerilip, yarısında bırakan ama yine de filmi seven Spielberg, geniş bütçeli bir yeniden çevrim konusunda yeşil ışık yaktı. Bu proje hayata geçmeden, orijinal filme bir kez halk gösterimi yapıldı ve iyi tepkiler alınınca film dağıtıma girdi. Filmde, Spielberg’in önerdiği final kullanıldı.
Film, kendileri uyurken evlerinde tuhaf olaylar gerçekleştiğinden kuşkulanan bir genç çiftin öyküsü üzerine kurulu. Neler olup bittiğini anlamak için bir kamera sistemi kuran çift ertesi sabap kalkıp da kayıtları izleyince şoke olurlar. Çünkü evleri garip doğaüstü güçlerin etkisi altına girmiştir.

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

Bütçeler mütevazı hasılatlar şaşırtıcı

8/11/2009 · Kategori: dusuk but_eli filmler

http://arabolge.org/files/paranormal-activity.jpg

1-Paranormal Activity
İlk olarak Slamdance Film Festivali'nde gösterilen ve seyirciyi kelimenin tam anlamıyla 'koltuklarına yapıştıran' Paranormal Activity toplam 1 haftada çekildi. Ancak Peli'nin filmini gösterecek sinema bulması 3 yılını aldı.
İZLEYİCİLERİ DEHŞETE DÜŞÜRDÜ
ABD'de vizyona giren filmin ilk gösterimlerinden birinde izleyicilerin tepkileri amatör kamerayla videoya kaydedildi. Söz konusu görüntüler, yapımın internet sitesinde de yayımlandı.
BİR HAFTADA ÇEKİLDİ
El kamerasıyla bir haftada çekilen Paranormal Activity filmini sinemalarda gösterime sokmak için yönetmen Oren Peli tam üç sene uğraş verdi.
FİNAL SPIELBERG'DEN
Miramax yapımcıları filmi 2007 yılında izledikten sonra tekrar kurguladı. 2008'de ise Dreamworks yöneticileri filmi Steven Spielberg'e gösterdiler. Filmi, gerildiği için sonuna kadar izleyemeyen Spielberg, yine de geniş bütçeli bir yeniden çevrim için onay verdi. Bu proje hayata geçmeden orijinal film için bir halk gösterimi yapıldı ve yoğun ilgi üzerine film orijinal haliyle dağıtıma girdi. Filmin finali ise Spielberg'ün önerisi üzerine kurgulandı.
FİLMİN KONUSU
Gece uyudukları sırada evlerinde anormal olaylar gerçekleştiğinden şüphelenen genç bir çift, olan biteni görebilmek için evlerine bir kamera sistemi kurar. Ertesi gün kayıtları izleyen çift, evlerinin doğaüstü güçlerin etkisi altında olduğunu farkeder.
Oren Peli adlı genç yönetmenin sadece 11 bin dolara çektiği Paranormal Activity ABD'de gişe rekorları kırmaya devam ediyor.
2-MAD MAX-1
http://img150.imageshack.us/img150/862/er10bm6.jpg
Mel Gibson’un Max Rockatansky adında bıkkın bir polisi canlandırdığı film, peşine düştüğü çetenin yardımcısını öldürmesinden sonra kendisini ve ailesini hayatta tutmak için harekete geçen bir polisin hikayesini anlatıyor.
Öyküsüyle değil, daha çok yakın gelecek olarak tasvir edilen, kıyamet sonrası atmosferiyle dikkatleri üzerine çeken filmin ardından iki devam filmi daha yapıldı.
Mad Max filmi çekmediği zamanlarda da Kasabanın Cadıları gibi başarılı filmler yapan George Miller, yakın zamanda serinin yeni filmi olacak olan Mad Max 4’ü yapmaya hazırlanıyor.
Kimi kaynaklarda serinin ikinci filmi, Road Warrior daha başarılı bulunur
Kıyamet sonrası filmlerinin en ünlülerinden “Mad Max”ın maliyeti 200 bin dolardı; film, yapımcılarına dünya çapında 100 milyon dolar kazandırmıştı.
3-BLAIR CADISI
http://billsmovieemporium.files.wordpress.com/2009/02/blair-witch-project-photo2.jpg
Internet üzerinden ilginç bir pazarlama taktiğiyle gösterime çıkan “The Blair Witch Project”, 500 bin dolara mal olmuş ve ABD gişesinden 140 milyon, dünya çapındaysa 240 milyon dolarla büyük bir ticari başarı öyküsüne dönüşmüştü.
4-ROCKY
http://i43.tinypic.com/htcoes.jpg
Oyuncular
Sylvester Stallone (Rocky Balboa) , Talia Shire (Adrian) , Burt Young (Paulie) , Carl Weathers (Apollo Creed) , Burgess Meredith (Mickey Goldmill)
Filmin Konusu
Sylvester Stallone'un senaryosunu yazdığı ve daha sonra 5 filmlik bir sinema efsanesi haline gelen Rocky, 1977'de aday olduğu 10 daldan en iyi film, en iyi yönetim ve en iyi kurgu dallarında 3 Oscar almıştı.
Philadelphia'lı bir işçinin, iş dışı zamanlarında yerel bir kulüpte boks yaparken keşfedilerek kısa zaman içinde dünya şampiyonluğuna kadar giden yolda başından geçenleri konu alan film, aynı zamanda Rocky'nin Adrian'la olan aşkını ve antrenörü Mickey ile olan baba/oğul yakınlığındaki ilişkisini de çok başarılı sunuyor seyirciye.
“Rocky”, 1 milyon dolarlık bütçesini dünya gişelerinde 225 katına katlayıp, 225 milyon dolar toplamıştı.

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

BÜTÇESİ KÜÇÜK KENDİSİ BÜYÜK FİLMLER 2

2/7/2009 · Kategori: dusuk but_eli filmler

1-Bir parça ekmek
http://2.bp.blogspot.com/_au46p_-IUbY/RkmWtQpdb8I/AAAAAAAAATw/7MJdh3bj6GY/s320/chalus3.gif

İran’ın dağlarında yaşayan okuması yazması olmayan bir kadın birdenbire Kur’an’ı Arapça olarak okumaya başlar. Bu durum büyük bir mucizedir. İki asker ve bir din adamı bu durumun araştırmakla görevlendirilir ve bölgeye gönderilir. Genç asker her şeyden uzakta gibi görünse de, aslında mucizelerde onun da parmağı vardır. Herkesin kendi ruhsal yolunu bulması ve o yolda yürümeye devam etmesi filmin ana temalarından birisidir.

Yetenekli yönetmen Kemal Tebrizi’inin son filmi Bir Parça Ekmek, dünyevi aşkla ilahi aşkı birleştiren bir mucizenin öyküsü. İran sinemasının en önemli temsilcilerinden biri olan Tebrizi, insanların ilahi olanı arama ve bu uğurda kaybolma durumlarını eleştirel bir dille izleyiciye sunuyor. İran sinemasının başarısında pay sahibi yönetmen, yine şiirsel anlatımı, başarılı kurgusu ve özenli konu seçimi ile izleyiciyi etkiliyor.bütçesi 550 bin dolarla sınırlıdır.

2-Otobüs
http://img212.imageshack.us/img212/8372/fz2i5xyy6.jpg
Yapımcı: Tunç Okan, Arif Keskiner, Cengiz Ergun; Senaryo: Tunç Okan; Müzik: Zülfü Livaneli, Pierre Favre, Leon Françoli; Görüntü Yönetmeni: Güneş Karabuda; Kurgu: Tunç Okan
Sansürün yasakladığı ancak Danıştay kararıyla gösterim izni alan, mizah duygusu yüksek anlatımıyla bir göç filmi. 9 Türk işçinin para kazanmak adına kaçak yollarla, üstelik hurda bir Otobüs ile Stockholm meydanındaki terk edilişleri, gördükleri karşısında yaşadıkları. Korku, şaşkınlık, ölüm ve tutuklanmalar...
Sinemaya aktör olarak başlayan Tunç Okan yönetmen olarak gerçekleştirdiği ilk film olan "Otobüs"le beyazperdeye iddiali bir dönüş yapmıştı. Tunç Okan filmin yönetmeni, senaristi, yapımcısı ve oyuncusuydu. Yurtdışında çeşitli festivallerde toplam altı ödülle değerlendirilen "Otobüs", Türkiye'de ancak Danıştay kararıyla oynayabildi ve yılın en çok iş yapan filmi oldu.
Tunç Okan'ın diş hekimliğinden kazandığı parayla gerçekleştiriği "Otobüs" filmi, Tunç Okan'ın ilk yönetmenlik çalışmasıdır. Ses dergisinin düzenlediği yarışmayı 25 aday arasından kazanan Tunç Okan sinema yolculuğuna bu yarışmayla başlamıştır
3-Gölge
http://media2.ntvmsnbc.com/j/NTVMSNBC/Components/ArtAndPhoto-Fronts/Sections-StoryLevel/Ya%C5%9Fam/film-golge-01.hmedium.jpg
Müzisyen, ressam ve yönetmen Mehmet Güreli’nin uzun zamandır beklenen ilk uzun metrajlı filmi Gölge, Türk edebiyatının önemli yazarlarından Peyami Safa’nın intihar, şüphe, kıskançlık, dostluk ve aşk hakkındaki, “kara film bahçelerini binlerce defa arşınlamış” Selma ve Gölgesi romanından uyarlanmış. “Selma ve Gölgesi, bizim coğrafyamızda, bizden yola çıkılarak yazılmış, enfes kurgusuyla göz dolduran, düşündürüp heyecanlandıran bir hikâye. Gizemli bir kadının planlarını gizlice uygulamasını ustaca anlatan, aynı zamanda da iki yakın erkek arkadaşın nasıl olup da birbirini yok edecek birer canavara –usulca, bilinçsizce ve yumuşak bir şekilde– dönüştüğünü gösteren bir yapıt”.
Yönetmen 275 bin YTL kullanılarak ve Venedik çekimleri dahil 15 günde filmi bitirildiğini belirtiyor. Bunda filmin çok az mekanda geçmesinin de etkisi var.
4- 9
http://img138.imageshack.us/img138/3733/9galeri4mi3.jpg
Senarist ve reklam yönetmeni olarak tanıdığımız Ümit Ünal bu yaz ilk uzun metrajlı filmini dijital teknolojinin olanaklarını kullanarak mini-DV kamera ile çekti. 'Teyzem', 'Arkadaşım Şeytan', 'Hayallerim, Aşkım ve Sen' gibi filmlerin senaristi Ümit Ünal ile filminin post-prodüksiyon aşamasında yaptığımız görüşmede, filmin öyküsünün video kamera kullanımını şart kıldığını öğrendik. Daha büyük bütçeleri dahi olsa yine de 9'u video ile çekeceğini belirten Ünal ayrıca, filmde normal sinema anlatımının temel araçlarının da kullanılmadığını söylüyor. "Bir şaryo kullanımı ya da alışılmış kamera hareketlerini göremeyeceksiniz" diyen Ümit Ünal'ın filmi, bir mahallede işlenen cinayetin ardıdan altı karakterin sorgulanışının polis tarafından çekilmiş video görüntüleri ile Ali Poyrazoğlu'nun oynadığı mahallenin fotoğrafçısı karakterinin amatör kamera çekimlerinden oluşuyor. Filmin oyuncu kadrosu, Ali Poyrazoğlu dışında, Cezmi Baskın, Fikret Kuşkan, Ozan Güven, Rafa Radomisli ve Serra Yılmaz gibi isimlerden oluşuyor. Bağımsız bir proje olarak gerçekleştirilen film neredeyse sıfır bütçeyle çekilmiş. Yönetmen filminin adının neden 9 olduğuna dair ise sır verip ser vermiyor.
5-Türev
http://i39.tinypic.com/1z32ezk.jpg
İki kadın ve bir erkeğin hikâyesidir ‘Türev’.
Bir zamanlar edebiyatçı olmayı arzularken ne olup bittiğini dahi anlayamadan, kendisini hiç bir şeyi umursamaz bir reklâmcı olarak buluveren bir erkek, Nazım...
Ailesinin maddi varlığı sayesinde sıkıntısız sürdürdüğü hayatının herhangi bir anlamı olmadığını sezip artık sadece evlenmeyi isteyen ya da istediğini zanneden bir kadın, Süreyya...
...Ve okuduğu sinema-televizyon bölümünden mezun olabilmek için bir bitirme ödevi hazırlamakla yükümlü olan genç bir kız, Burcu...
Hikâyemiz, bir düşünürün ‘insanlar birbirlerinin gerçek duygu ve düşüncelerini bilselerdi dost kalamazlardı’ sözünden yola çıkan Nazım’ın Burcu’ya özel bir okul bitirme ödevi hazırlamasını teklif etmesiyle başlar: üçü de her gece evde tek başına kaldıklarında video kameralarına o günle ilgili itiraflarda bulunacaklardır. Beri taraftan Nazım’la evlenmeyi tasarlayan Süreyya’nın yakın arkadaşı Burcu’dan çok daha tehlikeli bir isteği vardır: sadakatini sınamak için Nazım’ı baştan çıkartması...
Başlangıçta bu teklife şiddetle karşı çıkan Burcu sonunda Süreyya’nın ısrarlarına boyun eğmek zorunda kalır ve gönülsüzce içine itildiği bu süreçte yavaş yavaş Nazım’a aşık olur. Bu andan itibaren kahramanlarımız birbirlerine mütemadiyen yalan söylemeye başlarlar. Tabii ki bu yalanları söz konusu okul ödevi için video kasetlere kaydetmeye devam ederek...
Nazım’ın bir romanında yazdığı ‘gerçek yalanların türevidir’ sözü bu karmankarışık süreçte böylelikle kanıtlanır.
Ödüllü film Türev'in maliyeti yalnızca 10 bin dolar.

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

BÜTÇESİ KÜÇÜK KENDİSİ BÜYÜK FİLMLER...

23/6/2009 · Kategori: dusuk but_eli filmler

1--Gece Bekçisi
http://www.filmposters.it/imgposter/grandi/ilportieredinotte.jpg

2. Dünya savaşı 13 yıl önce sona ermiş. Fakat savaşın hem cellatları hem de kurbanları Avrupa sokaklarında. Viyana'da bir otelde bir Nazi subayı ile, kamptaki esirlerinden biri karşılaşır.
Başlangıçta ikisi de karşılaşmanın şokunu üzerinden atamaz. Fakat zamanla kamptaki erotik ve şiddet dolu oyunları, önce otel odasında sonra sığınacakları bir evde devam eder. Zamanında sevgi-nefret ilişkisi ile bağlı olan iki düşman, aynı tarafta yer alır ve eski nazilerin dikkatini çekmeye başlar.
Oyunculukların üst düzeyde olduğu tutku dolu bir başyapıt. Bilinçaltının karanlık dehlizlerinden, savaş sonrası Avrupa'sının karanlık oyunlarına uzanan unutulmaz bir deneyim...

2- Dönüş -The Return 2003
http://www.sinepil.org/imaj/queennothing/thereturnpic.jpg
Ivan ile Andrey babasız geçen çocukluklarınında etkisiyle birbirine çok düşkün iki kardeştir.Mahalledeki arkadaşlarıyla kavge ettikten sonra evlerine dönen çocuklar,12 yılın ardından babalarının döndüğünü görünce çok şaşırırlar.Annelerinin yarım ağzıyla da olsa onay verişeriyle,kardeşler ketum babalarıyla balık tutacaklarını sandıkları birkaç günlük bir tatile çıkarlar.Yanlızca solgun bir fotoğraftan tanıdıkları babalarına kavuşmak,ilk başta içlerini coşkuyla doldursada,sonrasında onları beklenmedik bir gerilimin içine sürükler.
http://rapidshare.com/files/98936604....Ee.part01.rar
http://rapidshare.com/files/98939713....Ee.part02.rar
http://rapidshare.com/files/98943821....Ee.part03.rar
http://rapidshare.com/files/98948062....Ee.part04.rar
http://rapidshare.com/files/98952311....Ee.part05.rar
http://rapidshare.com/files/98956534....Ee.part06.rar
http://rapidshare.com/files/98960060....Ee.part07.rar
http://rapidshare.com/files/98963379....Ee.part08.rar
http://rapidshare.com/files/98966953....Ee.part09.rar
http://rapidshare.com/files/98970469....Ee.part10.rar
http://rapidshare.com/files/98974147....Ee.part11.rar
http://rapidshare.com/files/98978152....Ee.part12.rar
http://rapidshare.com/files/99070397....Ee.part13.rar
http://rapidshare.com/files/99072249....Ee.part14.rar
3-Karanlıkta Dans
http://www.sinepil.org/imaj/kadirgunay/cara-seymour2.jpg
Selma Jezkova 10 yaşındaki oğlu Gene ile birer Çek göçmeni olarak bir karavanda yaşamaktadırlar. Bir fabrikada çalışmakta olan Selma kalıtsal bir hastalık nedeniyle görme yetisini yavaş yavaş kaybetmektedir. En büyük amacı gerekli parayı biriktirip oğlunu ameliyat ettirerek aynı akibete uğramasına engel olmaktır. Bu arada akşamları arkadaşı Kathy ile 'The Sound of Music' müzikalinin amatör bir sahnelemesi için prova yapmaktadırlar. Ne var ki olaylar onun istediği biçimde gelişmez, komşusu ve ev sahibi olan Polis Memuru Bill, Selma'dan parasını çalınca onu öldürmek zorunda kalır ve hapisin yolunu tutar. Bu, sonu idama kadar uzanabilecek trajik bir yoldur..
4-Siyah-Beyaz Bir Klasik - 12 Angry Men (1957)

Konu olarak gerçekden güzel bir film. İzlemek isteyenler için çok derine inmeden şöylece özetlemek gerekirse 18 yaşında babasını öldürdüğü iddia edilen kenar bir mahallede oturan gencin mahkemesi yapılır. Amerikan sisteminin 12 jürisi ise suçlu ya da suçsuz olduğunu belirlemek için bir odaya kapanırlar ve kendi aralarında delilleri düşünerek bir karara varmaya çalışırlar. Evet filmde toplam 12 başrol oyuncusu 3-4 yan oyuncu ve tek bir mekan var. İlk etapta ne kadar güzel olabilir kesin sıkıcı denilebilir ama dediğim gibi filmin konusu ele alınış tarzı ve replikler gerçekten çok etkileyici.  Siyah beyaz olması belki dezavantaj olabilir. Ama tek bir siyah beyaz film izleme imkanım olsa galiba 3-4 film arasında kalacağım bir baş yapıt.

Özgün ad 12 Angry Men
Yönetmen Sidney Lumet
Yapımcı Henry Fonda
Reginald Rose
Senaryo yazarı Reginald Rose
Oyuncular Henry Fonda
Lee J. Cobb
E. G. Marshall
Martin Balsam
Bütçe $340000
Gösterim tarihi 13 Nisan 1957

5-Açık Deniz-Open Water

http://www.smh.com.au/ffximage/2004/07/20/openwater,0.jpg

Susan ve Daniel tatil için tropik bir adaya gitmeye karar verirler. Adaya vardıklarında ilk işleri bir tüplü dalış gezisine katılarak, su altının güzelliklerini keşfetmek olur. Ancak bu aşamadan sonra problemler başlar. Gezide önceleri her şey yolundayken, tur yetkililerinin yaptığı bir hata sonucu ikili denizin ortasında unutulurlar. Yüzeye çıktıklarında okyanusun ortasında yapayalnız kaldıklarını farkeden çift büyük bir panik yaşamaya başlar. Bu andan itibaren bir taraftan açlık ve susuzlukla mücadele ederken, diğer yandan köpekbalıkları ve zehirli denizanaları başta olmak üzere çeşitli tehlikelere göğüs germek zorunda kalacaklardır.
2003 yapımı film, 130 bin dolarlık bütçesiyle dikkat çekiyor.
6-Rezervuar Köpekleri
http://upload.wikimedia.org/wikiquote/tr/9/9b/Rezervuark%C3%B6pekleri.jpg

Yönetmen: Quentin Tarantino
Oyuncular
Harvey Keitel(Mr. White/Larry)
Tim Roth (Mr. Orange/Freddy)
Michael Madsen (Mr. Blonde/Vic)
Chris Penn (Nice Guy Eddie) ,
Steve Buscemi (Mr. Pink)
Lawrence Tierney (Joe Cabot)
Edward Bunker (Mr. Blue)
Quentin Tarantino (Mr. Brown) 

Bütçe U.S. $1.200.000
Quentin Tarantino'nun büyük yankı uyandıran ödüLLü iLk fiLmi..Bir soygun ekseninde 8 gangsterin psikolojiLerini işLeyen bir kara fiLm..soygun öncesi en ince ayrıntıLarana kadar hazırLanmaLarına ragmen , hemen sonrasında poLisin peşLerine düşmesiyLe araLarına poLisin sızdıgını anLarLar .Gammazcının kim oLdugunu kestiremezLer ve etraf kan göLüne döner

7-Once

http://www.allthingsbutnone.com/journal/images/once_movie.jpg

Baba mesleği olan elektrikli süpürge tamirciliği yapan ve müziğe karşı ilgisi ve yeteneği olan bir sokak müzisyenin karşısına bestesini beğenen bir kız çıkar. Kız Çek Cumhuriyeti’nden İrlanda’ya göç etmiş, müzik konusunda yetenekli olan ancak yaşamını sokakta gül satarak kazanmaya çalışan biridir. İkisinin de geride bıraktığı sevgilisi veya eşi vardır, ve ikisi de hayata tutunmaya çabalamaktadırlar. Müzik onlar için bir çıkış noktası olur.
130 bin avro gibi düşük bir bütçeye sahip olan filmin çekimleri 2 handycam ile tamamlanmış. Senaryoyu yazan ve filmi yöneten John Carney, mekan olarak vakit geçirmekten keyif aldığı Dublin’in arka sokaklarını tercih etmiştir. Filmde başrolü oynayan iki oyuncu da müzik kökenli; biri The Frames grubunun vokalisti Glen Hansard ve diğeri müzisyen Markéta Irglová. Ayrıca ikisinin canlandırdığı karakterlerin ismi yok. Kısacası hangi açıdan bakarsak bakalım ortada minimal bir film duruyor. Oscar ödülü dahil bir çok festivalden ödül kazandı.

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

UCUZ VE DÜŞÜK BÜTÇELİ KALİTELİ BAĞIMSIZ YERLİ FİLMLER 2...

21/6/2009 · Kategori: dusuk but_eli filmler

1-KASABA-NURİ BİLGE CEYLAN
http://img529.imageshack.us/img529/3586/vlcsnap141828bq7.png

Kasaba bir fotoğraf sanatçısının ilk filmi. Çocukluk yıllarına özgü kasaba anılarından derlenmiş öznel temalar üzerine kurulu incelikli bir 'ayrıntı' örneği. Fasbinder kadar sabit kamerayı seçen bir Bergman filmi gibi. Sinemanın da ruhu olduğunu hatırlatan bir çalışma.

Kasaba, tipik bir Anadolu kasabasında yaşayan ve üç kuşağı bünyesinde barındıran bir ailenin hayatını çocukların gözlerinden anlatan bir film. İlk bölüm, bir kış günü, ailenin 11 yaşındaki kızının okuduğu ve onun toplumsallaşma sıkıntılarını ve çevresindeki hayatın birtakım sosyolojik özellikleriyle tanışmasını sağlayan bir ilkokul sınıfında geçer. İkinci bölüm, okuldan çıkan kızın, kendisinden dört yaş küçük erkek kardeşini de yanına alarak, tabiatın ve hayvanlar dünyasının gizemleriyle yüz yüze gelmelerine neden olan bir yolculukla, kasabanın dışındaki ve ailelerinin kendilerini beklemekte olduğu mısır tarlasına kadar olan yolculuklarını anlatıyor. Üçüncü bölümde, o ana kadar birbirlerinin, doğanın ve hayvanlar dünyasının gizemleriyle yüz yüze kalmış olan iki kardeş, büyükler dünyasının karanlığına ve karmaşasına tanık olmak durumunda kalırlar. İlerleyen gece içerisinde çocuklar uyku ile uyanıklık arası bir bakışla ateşin etrafına oturmuş ve her biri başka bir şeyi temsil eden büyükler dünyasının çatışan, çelişen, zaman zaman sertleşen, bazen şefkate dönüşen ve yumuşayan gizemli dünyasına tanıklık ederler...
http://rapidshare.com/files/186531414/Kasaba.By.SimSiyah.part1.rar
http://rapidshare.com/files/186531930/Kasaba.By.SimSiyah.part2.rar
http://rapidshare.com/files/186532549/Kasaba.By.SimSiyah.part3.rar
http://rapidshare.com/files/186533137/Kasaba.By.SimSiyah.part4.rar
http://rapidshare.com/files/186533713/Kasaba.By.SimSiyah.part5.rar
http://rapidshare.com/files/186534344/Kasaba.By.SimSiyah.part6.rar
http://rapidshare.com/files/186534991/Kasaba.By.SimSiyah.part7.rar
Nuri Bilge Ceylan:Ben sabırsız bir insanım var başlamayınca çok uzuyor her şey. Önce filme başladım ve sonra para aramaya başladım. Zaten küçük bütçeli bir film düşünüyordum ve bir miktar param vardı. Biraz götürebilecek kadar. Film elli bin dolara çıktı. Ben çok daha fazla paraya ihtiyacım olacağını düşünüyordum. Bu sinema için çok küçük bir bütçe. Bütçenin çoğu post prodüksiyona gitti tabii.
2-MAYIS SIKINTISI-NURİ BİLGE CEYLAN
http://film.com.tr/resim/filmler/mayissikintisi/resim005.jpg
Kimse bize baharın sıkıntı verdiğini söylememişti. Öyle kolay bir alışkanlıktı ki baharla yaşama sevincini, umudu bir tutuvermek... Tıpkı sonbahar denilince aklımıza hüznün düşüvermesi gibi. Ve buna benzer daha ne çok şeyi hazır kalıplar içinde düşünüp, başka şeylerle özdeşleştirerek çabucak kabul ediveriyorduk! Her iyi film için geçerli olan şey "Mayıs Sıkıntısı" için de geçerli; yani sözcüklere dökülerek anlatılması çok zor. Yıllar sonra ailesinin-akrabalarının yaşadığı, çocukluğunun geçtiği kasabaya elinde bir kamera, kafasında bir film yapma tasarısı ile giden bir adamın öyküsü bu film... Belki de, yıllardır bin bir emekle yetiştirdiği meşe ağaçlarını orman idaresine kaptırmamanın savaşını veren babasının; "her mayıs içini sıkıntı basan", bir toprak ve gönül adamı olan babasının öyküsü... Belki de müzikli bir saat edinmenin hayali ile yaşayan, bu hayalin gerçekleşmesi için, bir yumurtayı kırmadan kırk gün cebinde taşımak zorunda olan küçük yeğenin öyküsü... Belki de... Belki de küçük dertleriyle, büyük düşleriyle, sevinciyle, sıkıntısıyla tüm bir "yaşamın" öyküsü demek daha doğru olur Mayıs Sıkıntısı için. Olağandışı bir içtenlikle yoğrulmuş, son derece yalın fakat bir o kadar inceliklerle dolu bir film. Her karesinde "hayatın nabzı" atan bir filmin yanında kelimelerin yetersiz kalması mümkün mü? Bu soruya filmi izledikten sonra bir yanıt da siz verin ya da bırakın yaşamın içinize sinen görüntüleri sıkıntılı da olsa derin bir soluk alsın!
N.B. Ceylan'ın, bol ödüllü filmi olan Mayıs Sıkıntısı'nı, sinema sektörü için çok düşük bir miktar olan 100.000 $'a çektiğini biliyoruz. Ülkemizdeki Hollywood vari filmlere karşı, düşük bütçesi, yakışıklı, güzel mankenlerden oluşmayan, amatör oyuncu kadrosu, filmin yapım sürecinin her aşamasında yönetmenin bulunması ve gerçek yaşama bu kadar yakınlaşmasıyla Ceylan yedinci sanatın en güzel örneklerinden birini sunuyor sinema izleyicisine.
Mayıs Sıkıntısı'nın Antalya Altın Portakal Film Festivali'ndeki büyük başarısından sonra sırasıyla İstanbul Film Festivali'nde ve ardından Ankara Film Festivali'nde en iyi film seçilmesi, film hakkındaki olumlu düşüncelerimizi doğrular nitelikte.

3-UZAK-NURİ BİLGE CEYLAN
http://yenisafak.com.tr/resim/site/aolm2597708625936753by.jpg
Yıllardır, daracık bir hücredeymişcesine kapalı kaldığı kasabasından uzak diyarlara gidebileceği gemilerde çalışmak üzere İstanbul'a gelen genç adam (Mehmet Emin Toprak) iş bulana kadar, fotoğrafçılık yapmakta olan akrabasının (Muzaffer Özdemir) yanında kalmak durumundadır. Ne var ki şehir hayatının zorluğu içinde bireyselliği ön plana çıkmış olan akrabası hiç beklemediği bir anda karşısına çıkan misafirini uzun süre yanında tutmak istemeyecektir.Filmin bütçesi sadece 150.000 Amerikan dolarıdır.

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

UCUZ VE DÜŞÜK-KISITLI BÜTÇELİ KALİTE FİLMLER 2

21/6/2009 · Kategori: dusuk but_eli filmler

1-The Big Kahuna (Büyük Kahuna)
http://www.hollywoodjesus.com/movie/big_kahuna/smile2.jpg
İki kaşarlanmış endüstriyel yağ satıcısı ile araştırma bölümünde görevli bir genç, bir fuarın son gecesinde, iyi bir potansiyel müşteriyle karşılaşmak için bir otelde bir araya gelirler.
Üç adamın da hayattan beklentileri farklıdır. Özellikle dindar, tecrübesiz ve ilk fuarının heyecanını atamamış olan genç, diğerlerinin tarzından ciddi şekilde rahatsız olur. Aralarından en tecrübelisi karısından yeni ayrılmıştır. Fiziksel ve ruhsal olarak çökmüşken şimdi de diğerlerinin arasında barış yapmak zorundadır.
Üçü de sınıra gelirler. Gece yeni açılımlar sunar. Hepsi de, gün doğarken yepyeni insanlar olacaklardır.
2-Kapsül (Primer)
http://www.popsci.com/files/imagecache/article_image_large/files/articles/sci1104primer_485x411.jpg
yönetmen: Shane Carruth
Senaryo: Shane Carruth
Görüntü Yönetmeni: Shane Carruth,Anand Upadhyaya
Yapımcı: Shane Carruth
Oyuncular: Shane Carruth,David Sullivan, Casey Gooden, Anand Upadhyaya, Carrie Crawford, Jay Butler
ÖDÜLLER : *2004 Sundance Film Festival: Grand Jury Prize
*2004 Sundance Film Festival: Alfred P. Sloan Prize (for a film dealing with science and technology)
*2004 Nantucket Film Festival: Best Writer/Director
*2004 Gotham Awards Nomination: Best Feature
*2005 London International Festival of Science Fiction: Best Feature
*2005 Independent Spirit Award Nomination: Best Feature
*2005 Independent Spirit Award Nomination: Best Director
*2005 Independent Spirit Award Nomination: Best First Screenplay
*2005 Independent Spirit Award Nomination: Best Debut Performance (David Sullivan)
Film Hakkında : "Gündüzleri bir holdingde çalışan dört genç teknik adam, arda kalan vakitlerini bir banliyö garajında özel bir işletme kurarak değerlendirirler. Garaj projeleri çeşitli hata kontrolü yapan cihazlar üretip posta yoluyla satmak gibi gözükse de asıl dertleri kafalarını kurcalayan bilimsel meselelerde yeni fikirler üretmektir. Bir gün gruptan Abe ve Aaron, müfredat dışı bu aktivitelerinde kazayla bir şey keşfederler. Buldukları şey öyle basit bir yenilik değildir; yakaladıkları balık büyüktür. Yerçekimi gücüyle oynayarak bir eşyanın ağırlığını azaltma gibi dahiyane bir fikirle yola çıkıp yerçekiminden öte, çizgisel zamanı da değiştirip kontrol edebilen mucizevi bir cihaz yaratırlar.
Kazayla imza attıkları bu buluş, tahmin ettiklerinden daha ciddi bir olaydır. Önce bu acayip durumun hayal bile etmedikleri fırsatlarından yararlanırlar, sonrasında da tam da bu acayipliğin uğursuz sonuçlarıyla baş etmek durumunda kalırlar. Keşfettikleri kapsül size ve kendisine hep sorar: "Peki bütün bu olanların ötesinde, istediğimiz şey nedir?", "Asıl olan nedir?". Bu soruların cevabı basitçe "her şeyi tamir etmek" olabilir mi? Zekice işlenmiş kurgusuyla kendi gerginliğini ve izleyenin merakını sonuna kadar ayakta tutan bu bilimkurgu hikâyesi, Shane Carruth'un ilk uzun metraj filmi. 16 mm estetiğine borçlu olduğu stilize görünümü ve ilk kez ekranda göreceğimiz oyuncu kadrosuyla Kapsül, 7,000 dolar gibi bütçeye çekilmesiyle de ünlü. Pi ve Memento filmlerinde olduğu gibi, insanoğlunun yüce zekâsıyla yarattığı her şeyin, beraberinde etik ve ****fizik bilmeceler getireceği gerçeğinden yola çıkan Sundance ödüllü Kapsül hakkında çok konuşturacak.
Yönetmen Hakkında:
Shane Carruth: Bir hava kuvvetleri çavuşunun oğlu olarak Amerika'nın güneyinde 1973 yılında doğan Shane Carruth üniversitede matematik bölümünü bitirip çalışmaya başladı. Çok kısa bir zaman sonra ise hayatını ters yüz ederek tüm mühendislik görevlerini bir kenara atarak, çocukluktan beri ilgilendiği hikâye anlatımına yoğunlaşmaya başladı. Film yapmakla ilgili her şeyi öğrendi ve sonucunda ilk uzun metraj filmi olan Kapsül'ü 7,000 dolara çekti.
3-
Bad Taste
http://upload.wikimedia.org/wikipedia/tr/thumb/9/9f/Bad_taste_poster.jpg/200px-Bad_taste_poster.jpg
Bad Taste  Peter Jackson tarafından yönetilen 1987  yapımı kült aksiyon/bilim-kurgu filmidir. Jackson'ın ilk filmi olan Bad Taste çok düşük bütçeli bir yapımdır. Filmi arkadaşları ile birlikte çeken Jackson, kendisine de anahtar bir rol vermiştir. Filmin dağıtımcılığını Yeni Zelanda Film Komisyonu üstlenmiştir. Filmin yapımı dört yıl sürmüştür. Film ilk olarak 1987yılındaki Cannes'da gösterildi. Filmin beğeni topladı ve olumlu eleştiriler aldı.
Peter Jackson 4 senede 150 bin dolara çektiği Bad Taste’den on sene sonra, Hollywood’un en büyük film şirketlerinden New Line Cinema’nın en güvendiği yönetmenlerden biri oldu. Contact (Robert Zemeckis, 1997) filminin özel efektlerini hazırlayan grupta yer aldı. Tolkien’in The Lord of the Rings (Yüzüklerin Efendisi) üçlemesini sinemaya aktarmayı planlayan şirket, hiç düşünmeden bütçesi 250 milyon dolara ulaşan bu devasa projeyi Peter Jackson’ın ellerine teslim etti.
http://imdb.com/title/tt0092610/

http://rapidshare.com/files/52476399...ste.part01.rar
http://rapidshare.com/files/52486911...ste.part02.rar
http://rapidshare.com/files/52497478...ste.part03.rar
http://rapidshare.com/files/52507743...ste.part04.rar
http://rapidshare.com/files/52518536...ste.part05.rar
http://rapidshare.com/files/52529884...ste.part06.rar
http://rapidshare.com/files/52540177...ste.part07.rar
http://rapidshare.com/files/52549927...ste.part08.rar
http://rapidshare.com/files/52557600...ste.part09.rar

4-Küp-Cube (film)
http://upload.wikimedia.org/wikipedia/tr/thumb/f/f1/Cube_filmin_afisi.jpg/230px-Cube_filmin_afisi.jpg

Küp (Cube), 1997 Kanada yapımı bilimkurgu gerilim filmi. Kanadalı genç sinemacı Vincenzo Natali'nin yönettiği, düşük bütçe ile çekilen film, ilginç konusu ve nitelikli işleniş biçimi ile yoğun ilgi görmüştür. İlk filmin gösterdiği başarı üzerine, Küp 2: Hiperküp (2002) ve Küp Sıfır (2004) adlı iki devam filmi de çekilmiştir..

Birbirlerini tanımayan, yedi kişi bilmedikleri bir biçimde kendilerini bir küp sisteminin içinde bulurlar. Kenarlarında yan bölümlere geçmek için birer kapı bulunan küpler içinde çıkış yolunu ararlar. Farklı meslek ve yaş gruplarından kahramanlar çıkış yolunu ararken, küplerin içindeki tehlike ve acayipliklerle savaşırlar. Zor durumda kalan karakterlerin birbirleri ve kendileri ile yaşadıkları çatışmalar konuyu daha ilginç hale getirir. 365,000 Kanada Doları (yaklaşık 500,000 YTL) gibi çok küçük bir bütçeyle çekilmiş olan film sinema tarihinin önemli yapıtlarından biri olarak kendine yer edinmiştir.

5-The Hunt for Gollum (Av Başlıyor)

http://meteliksizler.net/uploads/posts/2009-05/1241817597_bewkfl.jpg
Yönetmen Chris Bouchard
Oyuncular Adrian Webster, Pat O'Connor, Arin Alldridge, Gareth Brough
The Hunt for Gollum (2009)
Filmi yüzüklerin efendisinin fanları yaklaşık 3000 dolarlık düşük bir bütçe ile tv versiyonu olarak çekmişler.
Film Yüzüklerin efendisi üçlemesinin öncesinde Gandalf'ın Aragorn'u, Gollum'u bulması için gönderdiği ve Aragorn'un Gollum'un peşindeyken yaşadıklarını konu alıyor.Hikaye, en büyük avcı ve Orta Dünya'nın gezgini olan İsildur'un Varisi'nin (Heir of İsildur) Gollum'u bulmak için çıktığı macerayı takip ediyor. Bu yaratık yüzükle ilgili gerçeği ortaya çıkarmak için ortaya çıkarılmalı ve tabii, yüzüğün gelecekti koruyucusunu belirlemek için de film internet üzerinden fan filmi olarak sunulmuştur.
link:
Netload Serious Filehosting - Netload
6-BADLANDS
http://static.guim.co.uk/sys-images/Film/Pix/pictures/2008/08/11/kobal_badlands460.jpg

Charles Starkweather 1958 yılında aralarında Carol Ann Fugate'nin ailesinin de bulunduğu 11 kişiyi öldürmüş bir seri katildir. Terrence Malick, yakalandıktan sonra verdiği ifadelerde işlediği cinayetleri büyük bir soğukkanlılıkla anlatan, kendisini adeta bu dünyadan soyutlamış Starkweather'in hikayesinden çok etkilenir.
Film, Kit Carruthers ve Holly Sargis isimlerinde iki gencin tanışmalarıyla başlar. Kit 24 yaşında, James Dean özentisi bir serseri; Holly ise 15 yaşında, babasıyla yaşayan bir kız çocuğudur. Kit'in kendisine yönelik ilgisi, içine kapanık, utangaç Holly'nin sıkıcı yaşamına anlam katar. Holly, istese kasabadaki her kızı elde edebilecek kadar yakışıklı bulduğu Kit'in kendisiyle ilgilenmesine önceleri anlam veremese de zamanla Kit'in sözünden dışarı çıkmayan ağırbaşlı bir aşığa dönüşür. Ancak Holly'nin babası bu ilişkiyi onaylamaz, Kit'i kızından uzak tutmak için elinden geleni yapar. Genç aşıkların ise ayrılmaya hiç niyeti yoktur. Bir gece Kit'in Holly'nin babasını öldürmesi, kanlı bir serüvenin başlangıcı olur...
Dönemin asi çocuğu Martin Sheen, Kit rolünde yıldızlaşırken, sinemadaki ilk başrolünü oynayan Sissy Spacek, onca kanın, cinayetin ortasında çocukça tavırlarında hiçbir değişme olmayan Holly karakterine inanılmaz bir masumiyet katıyor. En ufak bir suçluluk duygusu hissedilmeden işlenen cinayetler birbirini izlerken, Kit ve Holly umursamaz bir tavırla dans edip; kâh Mickey ve Sylvia'nın Love is Strange'i, kâh Nat King Cole'un A Blassom Fell'i eşliğinde kendilerinden geçiyorlar. Kanun kaçağı çiftin çöller, platolar boyunca süren yolculuğu Tak Fujimoto, Stevan Larner ve Brian Probyn'in ortak çalışmalarının ürünü olan kusursuz görüntü yönetiminin de katkısıyla Terrence Malick'in elinde eşsiz bir yol filmine dönüşürken, James Taylor'un tema müziği eşliğinde, hemen yukarıdaki örneğe benzer, tablo güzelliğinde sahneler birbirini izliyor.
Tüm bu özelliklerinin yanısıra Terrence Malick'in karakterlerine karşı her tür yargıdan uzak, mesafeli tavrı ve özenli anlatımıyla kanun kaçağı çift temasını kullanan filmler arasında, kendisinden önce çekilmiş olan Arthur Penn başyapıtı Bonnie & Clyde'dan aşağı kalmayan, kendisinden sonra çekilmiş benzerlerinin ise yanına bile yaklaşamadığı Badlands, yıllandıkça değerlenen gerçek bir klasik.

Terrence Malick , 1973 Yılında bir kısmını kardeşi Chris'ten borç aldığı, bir kısmını ise küçük yatırımcılardan topladığı 350.000 dolarlık bir bütçe ile bugün tüm zamanların en iyi ilk filmlerinden biri olarak kabul edilen Badlands'i çekmiştir. O dönem, seyircinin pek fazla yüz vermediği Badlands, eleştirmenler tarafından övgüyle karşılanmış ve "New York Film Eleştirmenleri Birliği" tarfından yılın en iyi filmi seçilmiştir.

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

UCUZ VE DÜŞÜK BÜTÇELİ KALİTE FİLMLER...

14/6/2009 · Kategori: dusuk but_eli filmler

http://www.bagimsizsinema.com/wp-content/uploads/2008/11/pi.jpg
1-Pİ
Pi, Darren Aronofsky'ın yönetmenliğini yaptığı 1998, ABD yapımı bağımsız bir filmdir. 1998 Sundance Film Festivalinde En İyi Yönetmen ödülü almıştır.

Konu : Max, sosyal hayatı neredeyse hiç olmayan, matematik konusunda dahi bir bilgisayar uzmanıdır. Neredeyse tüm zamanını ev yapımı süper bilgisayarı "Euclid"in başında geçirmektedir. Max'e göre üç temel prensip vardır: 1- Matematik doğanın dilidir. 2- Herşey rakamlarla ifade edilebilir ve anlaşılabilir. 3- Doğada bazı kalıplar vardır. Max'in amacı da bilgisayarı yardımıyla doğadaki bu kalıplara ulaşmaktır.

Çalışmaları sırasında 216 haneli gizemli bir sayı ile karşılaşır. Yahudi bilimadamları Tanrı'nın isminin 216 haneli bir sayıdan meydana geldiğini düşünmektedirler. Tanrı'ya inanmayan Max, akıl hocası Sol'a danışır ve onun da Pi sayısını araştırırken 216 haneli bir sayı ile karşılaştığını öğrenir. Hocası Sol'un aksi yöndeki tüm ısrarlarına rağmen, Max her ne pahasına olursa olsun bu sayının sırrını çözmek istemektedir.

Resmi Sitesi : www.pithemovie.com

Ödüller : Film, 1998 Sundance film Festivalinde en iyi yönetmen ödülünü kazanırken Büyük Jüri ödülüne de aday oldu.

İlginç Not : Film, sadece 60.000 bin dolara çekildi. Bunun da büyük bir kısmı yönetmen Aronofsky'nin arkadaşları ve ailesi tarafından karşılandı.

Sinemafanatik Yorum : Çok küçük bir bütçe ile bu filmi çeken 30 yaşındaki Darren Aronofsky, başarısıyla büyük stüdyoların ilgi odağı haline geldi. Gerilimin etkisini arttırmak ve bir kabus havası yaratmak için filmi siyah beyaz çekmeye karar veren Aronofsky, birçok açıdan 1920'lerin korku filmlerindeki veya bir David Lynch filmindekine benzer bir etki yaratmayı başarmış.

Film ayrıca dünyadak bazı kavramlara da ilginç açıklamalar getiriyor. (İbranice'de her kelimenin bir sayısal karşılığı var. Baba'nın karşılığı olan "3" sayısı, annenin karşılığı olan "41" sayısı ile toplandığı zaman çocuğun karşılığı olan "44" sayısına ulaşılması gibi.)

Genellikle 100 milyon dolarlık bütçeleriyle, ILM ve Digital Domain gibi büyük özel efekt şirketlerine yaptırılan gözalıcı efektlere sahip filmleri sıkça gördüğümüz şu günlerde, "Pi" bir bilimkurgu filminde az rastlanan bir şekilde izleyicinin gözüne ve kulağına değil, zekasına ve hayalgücüne hitap ediyor. Clint Mansel'in neredeyse hipnotize edici müziği ile Oren Sach'ın hızlı kurgusu bunlara eklenince, seyredeni adeta filmin içine çeken türden bir atmosfer meydana gelmiş.

  • Bağımsız olarak çekilen filmin bütçesi sadece 60.000$. Bu para yönetmenin ailesi ve arkadaşlarından topladığı yüzer dolarla birikmiş. Sonrasında Artisan Entertainment tarafından satın alınınca, katkıda bulunan herkes yatırımlarının karşılığı 150$ geri almış.
  • 1998 yılı Sundance Film Festivali'nde Darren Aronofsky yönetmen ödülü kazanmış.
2-SARHOŞ ATLAR ZAMANI
Bahman GHOBADI, Sarhoş Atlar Zamanı filminin çekimleri sırasında yapımcısının vaad ettiği parayı yatırmaması sonucu filmi tamamlamakta zorlanır. Yarı yolda bırakılan yönetmen bazı eşyalarını satmak köydeki herkesten borç istemek zorunda kalır ve filmi ancak bu şekilde bitirir.

3-Clerks (Tezgahtarlar)
Kevin Smith
, Clerks filmini çekebilmek için çok sevdiği “Spider Man” koleksiyonunu satar, kendi adına 10 tane kredi kartı çıkartır ve çalıştığı yerde aldığı maaşları biriktirir. 27,500$’lık bütçeyle çekilen filmin mekanı olarak ise Kevin Smith’in çalıştığı yer olan Quick Stop kullanılır. Patronunun ancak geceleri çekim yapmaya izin vermesinden ötürü, gece-gündüz anlaşılmasın diye film siyah-beyaz formatta çekilir.

Bu kadar borç altına girerek çekilen “Clerks” Kevin Smith’i hayal kırıklığına uğratmamış, mütevazi bir hayran kitlesi oluşturmuştur. Hatta filmden elde ettiği gelirle “Spider Man” koleksiyonunu bile geri almış, ama yine de şunu söylemeden edememiştir: “Aslında bu şekilde film çekmek bizim çok da önerdiğimiz bir yöntem değildir. Eğer filminiz başarıya ulaşmazsa, hayatınızın geri kalanı boyunca kendinizi ciddi bir borç altına sokabilirsiniz. Fakat diğer yandan biz “kendi filmimizi” çekebilmek için buna göz yumduk. Siz de senaryonuzun aynı şekilde su geçirmez olduğundan emin olmalısınız ”

4-BLAIR CADISI

http://www.filmreference.com/images/sjff_01_img0066.jpg

Yalnızca 30.000 dolara mal olan ve sıradan bir el kamerasıyla sadece sekiz gün içerisinde çekilen film, hiçbir yapay unsura başvurmadan adeta korkunun doğasını ekrana yansıtmayı başardı.

Korku sinemasının belki de en rahatsız edici ve de ürkütücü filmlerinden biri olan  The Blair Witch Project , kelimenin tam anlamıyla görünürdeki hiçlikten yola çıkarak, izleyicisini oldukça etkileyici ve de inandırıcı bir korku yolculuğuna çıkardı.

Florida Üniversitesinin iki yetenekli öğrencisi, Daniel Myrick ve Eduardo Sanchez, senaryosunu, yönetimini ve kurgusunu kendilerinin gerçekleştirdikleri bu filmde, olağanüstü set tasarımlarına, profesyonel oyunculuklara, müzik ve özel efektlere yer vermeden seyirciye bir sonraki sahne için hiçbir ipucu vermeden gerçek bir korku atmosferi yarattılar.

1994 yılında Maryland ormanında kaybolan üç amatör belgesel sinemacının haberiyle başlayan  The Blair Witch Project , bir sene sonra izleri bulunan bu kayıpların çektikleri video görüntülerinden oluşuyor. Bu anlamda seyirciyi Acaba bunlar gerçekten oldu mu ?  gibi kuşkulu sorulara sevk eden film, yarattığı ikilemi başarıyla pazarlayarak oldukça büyük bir hasılat elde etti.

200 yıldır meydana gelen gizemli olaylardan dolayı kötü bir efsanesi olan Marylanddeki Kara Tepeler Ormanı, 21 Ekim 1994 tarihinde Heather Donahue, Joshua Leonard ve Michael Williams adındaki üç meraklı genci konuk eder.
1999 yılında Sundance Film Festivalinde keşfedilen  The Blair Witch Project , kısıtlı imkanlar içerisinde, dar bir kadro ve yalnızca High-8 el kamerasıyla neler yaratılabileceğini göstererek genç ve profesyonel sinemacılara iyi bir ders verdi. Ayrıca sadece hayal gücü ve doğanın sentezinde kurgulanan bir filmin, herhangi bir yapay korku objesine gerek kalmadan umulmadık derecede insanları korkutabileceğini ispatladı.

5-El mariachi

http://www.firstshowing.net/img/el_mariachi.jpg
Rüştünü çoktan ispatlamış Robert Rodriguez, 1992 yılında sadece 7,000$ harcayarak El Mariachi'yi çekmiş. Rodriguez filmin hem yapımcılığını, hem yazarlığını, hem yönetmenliğini, hem görüntü yönetmenliğini hem de kurguculuğunu üstleniyor.

Meksika’daki bir sınır kasabasında geçen film, genç bir Mariachi’nin, yani gezgin bir gitarcının hikayesi. Sırtında siyah giysiler, elinde gitar kutusuyla bir gün iş aramak için kasabaya geliyor. Aksi gibi aynı gün, aynı kılıkla kasabaya Azul adlı bir de katil gelmiş. Roco dışında kimse onu görmediği için, tarifi de “siyahlı, gitarlı” diye yapılmış. Gitar kutusunun içinde gitar yerine silah ve bıçak olduğu söyleniyor. Böylece sadece gitarını çalıp şarkı söylemek isteyen Mariachi, çok geçmeden kendini bir kan davasının ortasına savrulmuş buluyor.

NOT:Robert Rodriguez bu filmin bütçesi olan 7000 doları toparlamak için bir hastaneye kanını vermiş ve oradaki çeşitli deneylere katılmıştır. daha sonra kamerayı kaydırması gereken bir sahne için de aynı hastaneden bir tekerlekli sandalye kiralamıştır. ayrıca bu filmin kotarılmasını sağlayan 7000 dolar, devam filmi Desperado'nun sadece jeneriğine harcadan paradan daha azdır.

6-Following(Takip-1998)

http://culturazzi.org/review/wp-content/uploads/2008/07/following.jpg
The Dark Knight ile hayran kitlesini hayli genişleten ünlü yönetmen Christopher Nolan'ın 1998'de çektiği ilk filmi Following'in gizli bir hazine olduğunu söylemek mümkün. Film sadece 6,000$ ile çekilmiş.

Yönetmen : Christopher Nolan
Senaryo : Christopher Nolan
Yapım : 1998, İngiltere
Tür :   Gerilim, Suç, Gizem
Oyuncular
Jeremy Theobald (Genç Adam)  , Alex Haw (Cobb)  , Lucy Russell (Sarışın Kadın) ,John Nolan (Polis)
Takip ,güzel filmlerde imzası olan başarılı yönetmen  Christopher Nolan'ın sinema dünyasına girerken attığı ilk ve sağlam adımlarının filmidir.
Avrupa'lı yönetmen tarzı ve filmleriyle Hollywood'un güçlü simaları arasında yer almaya işte bu ilginç filmiyle başlamıştır. 1998 yılında Londra' da çok düşük bir bütçeyle çalışan Nolan, oyuncu kadrosunu da yine kendi akraba ver arkadaşlarından oluşturmuştur.F ilmin bana göre en güzel üç yanı; siyah-beyaz oluşu, yeni kurgu ve çekim tekniklerinin kara film tarzıyla başarılı bir biçimde harmanlanması ve kısa olması. Yaklaşık bir saat süren film bu kadar sürede bile bize derdini anlatmayı başarıyor. Bu da Nolan'ın ''nasıl olsa ilk filmim'' gibi bir bahaneyi göz ardı ederek eserinin üzerinde ciddiyetle çalıştığının en güzel kanıtıdır.
Film boyunca hikaye 3 ayrı yerden seyirciye sunulur. Heyecan, polisiye ve gizemi iç içe geçmiştir. Bir sorgulama konuşmasıyla başlayan filmde baş kahraman derdini anlatmaktadır.
Kahramanımız Bill (Jeremy Theobald) bir yazardır ve yeni kitabını yazmak için ciddi bir biçimde konu sıkıntısı çekmektedir. Kendine konu bulmak için bir çözüm yolu bulur ve gözüne kestirdiği insanları takip etmeye başlar. Çevresindeki insanların aslında nasıl bir yaşantıları olduğu,nerelere girip çıktıkları, kendilerini çevreye oldukları gibi mi yoksa farklı mı sundukları gibi sorulardan yola çıkan yazar bu takip işini oldukça artırır ve takıntı haline getirir.
Cinsiyet, yaş, dış görünüş gibi şeyleri dikkate almadan sadece takip eder.
Bu takiplerin birinde takip edildiğinin farkına varan Cobb(Alex Haw) ile tanışır. Cobb'un hayatına girmesiyle hayatı tamamen değişir ve bu ikili birlikte evlere girmeye ve insanların yaşadıkları yerleri incelemeye başlarlar.
Özellikle kamera çekimleri ve kurgusuyla Nolan'ın tarzını yansıtan ve pek fazla bilinmeyen bu ilk filmi küçük bütçeyle büyük işler yapmanın güzel örneklerinden biri.

7-The Man From Earth(Dünyalı)

http://westlunaticc.files.wordpress.com/2008/11/the-man-from-earth.jpg
Üniversitede tarih profesörü olan John Oldman aniden işini bırakıp başka bir yere taşınma kararı aldıktan sonra iş arkadaşları bunun ardında yatan sebebi öğrenmek için evinde toplanırlar. Bu erken emeklilik için ortaya koyduğu sebep herkesi şok eder: Taşınması gereklidir çünkü John hem yaşlanamaz hem de bundan dolayı ölümsüzdür. O bir mağara adamıdır ve yaklaşık 14.000 yıldır hayattadır...
Dilerseniz hristiyanlık karşıtı, dilerseniz sizi düşünceye sevkeden deyin, the man from earth şüphesiz 2007'nin en dikkat çeken bağımsız yapımlarından biriydi. yönetmen Richard Schenkman, tek mekanda geçen filmini yaklaşık 200 bin dolara maletti. Filmini internet üzerinden dağıtan ve paylaşan insanlara da tesekkur etti.

8-Telefon Kulubesi(Phone Booth)
http://moviesmedia.ign.com/movies/image/phonebooth.jpg
Müşterilerine iki taraflı oynayan Stu Shephard, bir gün bir telefon kulübesinden çıkarken telefon çalar, telefondaki ses kendisi hakkında şaşırtıcı bilgiler verir ve üzerine doğrulttuğu tüfeğin lazerini göstermesi ile birlikte Stu, telefon kulübesine hapis olur. Artık telefondaki sesin talimatlarına göre hareket edecektir.

Bir telefon kulübesinde çalan bir telefon karşısında ne yapasınız? Bunun yanlış numara arayan biri olduğunu bilseniz de içgüdüleriniz size ahizeyi kaldırmayı emreder. Çalan bir telefon, cevaplanmayı ister. Fakat Stu Shepard, kaldırdığı ahizenin ucunda acımasız bir oyunun içine düşecektir. Ahizenin ucundaki ses, telefonu kapatırsa öleceğini söylemektedir. Kulübenin içindeki garip olaylar ve telefonla konuşan adamın hareketleri, yakındaki polisin dikkatini çeker. Keskin nişancılarla etrafını saran polise neler olduğunu anlatamaz. Polis, onu eli silahlı tehlikeli biri zannederler. Gün ışığı tükenip akşam olduğunda, Stu bilinmeyen bu adamla konuşurken kendini bu oyuna daha çok dahil hissetmeye, tam çıplaklık duygusuyla, yalanları, yarı doğruları ve şaşkınlıkları çok da fazla önemsememeye başlar. Bunun yerine derin duyguları ortaya çıkarak kendisinde bu oyunu lehine çevirecek gücü bulmaya başlamaktadır. Ama oyun gittikçe daha tehlikeli olmaktadır.

Bütçesi düşük olmasına rağmen gerçekten zevk alabileceğiniz filmlerden biri.Filmin akıcılığı size zamanın nasıl geçtiğini hissettirmeyecek derecede.
9-Kaset(Tape)
http://imagecache2.allposters.com/IMAGES/109/039_TAPE_2SIDED.jpg

Vince, John ve Amy liseden beri sınıf arkadaşlarıdır. Bir film festivali için küçük bir motelde oda kiralayan Vince, uzun süredir görmediği arkadaşı John'un yarışmaya katılacağı son çalışmasını görmek için gelmiştir. Aradan 10 yıl geçmesine rağmen hala çok iyi arkadaş olan Vince ve John, eski güzel anılarını hatırlayarak konuşmaya başlarlar.

Ancak Vince 10 yıl kadar önce,
son sınıftayken ayrıldığı kız arkadaşı Amy'i unutamamıştır. Aralarındaki konuşma ilerler ve Vince, eski kız arkadaşının bir gece John ile beraber olduğunu öğrenir ve çok sinirlenir.

John'u biraz zorlayınca, ikisinin de içkili olduğunu ve John'un zor kullandığını öğrenir. Halen bölgede yaşayan Amy'i de otele davet eder. Böylece işler daha da karmaşık hale gelecektir.

Tape/Kaset, 90'lı yıllarda atılım yapan Amerikan bağımsız yönetmenlerinden biri olan Richard Linklater'in son filmi. En çok Ethan Hawke ve Julie Delpy'nin oynadığı 1995 yapımı Before Sunrise/Yağmurdan Önce ile tanınan yönetmenin önceki filmlerinin çoğunda görülen özellik, filmlerinin 24 saatlik bir süre içinde geçmesi.

Bu film de, perdede görülen hikaye ile gerçek zamanlı olarak ilerliyor ve üç arkadaşın hayatından yaklaşık 90 dakikalık bir kesiti anlatıyor.

Sahne için yazılan bir oyundan uyarlanan Tape, başından sonuna kadar tek bir motel odasının içinde ve sadece üç oyuncu arasında geçiyor. Tüm bu kısıtlamalara rağmen senaryo, diyaloglar, oyunculuk ve yönetim sayesinde filmin büyük bölümü son derece akıcı ve dinamik.

Bu şartlardaki bir filmde oyunculuk kuşkusuz çok önemli. Odanın küçüklüğü yüzünden repliği olmayan oyuncu bile neredeyse her saniye göz önünde. Hepsi çok etkili oyunculardan Ethan Hawke ve Robert Sean Leonard baştan sonra filmi sırtlayan isimler. 1998'den beri Hawke ile gerçek hayatta evli olan Uma Thurman'in rolü, zaman açısından diğerlerinden daha az ama aynı oranda önemli.

Filmin tamamı dijital video ile çekilerek 3 haftada tamamlanmış. Bunun da ilk iki haftası oyuncuların diyalogları çalışması ile geçen süre olmuş. Minimum bir bütçe(100000dolar) ile çekilen filmin gerçek çekim süresi sadece 6 gün.

Aradan geçen zamanın eski arkadaşlıklar üzerindeki etkileri ve aynı olayın değişik kişiler tarafından değişik şekillerde değerlendirilmesi üzerine gayet başarılı bir çalışma olan Tape, bağımsız filmleri sevenleri bekliyor.


Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

UCUZ VE DÜŞÜK BÜTÇELİ KALİTELİ BAĞIMSIZ YERLİ FİLMLER...

13/6/2009 · Kategori: dusuk but_eli filmler

http://www.antalyagazetesi.com/images/haber/950.jpg
1-Syedralı Kutsal Avcılar
Birbirinden ilginç fantastik karakter ve kahramanların yer aldığı 'Kutsal Avcılar'ın maceraları izleyiciyi heyecandan heyecana sürükleyecek bir aksiyon filmi olmaya aday. Bütün oyuncuları Alanya'da yaşayan ve tiyatro yapan amatör isimlerden oluşan tarihi ve fantastik film 96 dakika olarak iki ayda tamamlandı. Celal Remo'nun senaryosunu yazarak yönettiği film Alanya'nın kırsal kesiminde, Toros dağlarının ve yaylaların güzellikleri içinde, tarihi ve doğal mekanlarda çekildi. Filmde 40'a yakın amatör oyuncu rol aldı.

Filmin yapımcısı Esat Şekeroğlu, filmin sıfır bütçe oluşturulduğuna dikkat çekti. Filmle ilgili olarak kimseden ciddi anlamda maddi destek almadıklarını kaydeden Şekeroğlu, Filmin tamamının Alanya bölgesinde ve Alanya'da yaşayan insanların katkıları ile çekildiğini aktaran Şekeroğlu, Türkiye'de ilk kez bir film galasının ilçe bazında yapıldığının altını çizdi. Filmin değişik TV kanallarında da gösterime gireceğini belirten Şekeroğlu, Korekasyon Kraliçesi'nin güzeller güzeli kızı Prenses Ayyıldız'ın insan tacirleri tarafından kaçırımasıyla başlayan filmi şöyle anlattı:

"Kaçırılan Prenses Ayyıldız'da bulunan kutsal ben, bin yıl önceki mabede geri alınacaktır. O zaman kötülükler yeniden güçlenecek ve dünyaya hakim olacaktır. Bunun yanında Kutsal Ben'in alınması demek, Prenses Ayyıldız'ında ölmesi anlamına geliyor. Bilge Hatun'un çocukları Syedralı Avcı, Abdablı Şişko ve Aygüzel isimli üç kardeş, Prenses Ayyıldız'ı kurtarmak için hayatlarını hiçe sayarak zorlu ve tehlikeli bir kurtarma operasyonuna girerler. Bilge Hatun'da bilge kişiliği ile kahramanlarımıza destek verir. Bilge Hatun, Kutsal Avcılar ile Cehennem Tanrıçası arasında zamana karşı olağanüstü bir yarış başlar. Kötülüklerin ve kötü ruhların cirit attığı antik çağda ölüm kalım mücadelesi devam eder. Cehennem Tanrıçası, Kutsal Ben'i taşıyan küçük Prenses Ayyıldız'ı gün doğmadan Kutsal Mabet'in sınırları içine getirmeyi başarırsa eski büyük gücüne kavuşacak, aksi halde yok olacaktır."

2-"Bir Tuğra Kaftancıoğlu Filmi"

http://img123.imageshack.us/img123/3523/rportajau3.jpg  
Yönetmen ve senaryo: Emre Akay, Hasan Yalaz
    Görüntü: Emre Akay, Hasan Yalaz, Seçkin Uysal
    Müzik: Mehmet Demirtaş
    Oyuncular: Tuğra Kaftancıoğlu, Gülüm Baltagil, Mehmet Demirtaş, Emre Akay.
    Konu: Kendini yönetmen olarak tanıtan Mehmet Demirtaş, amatör sinemacı Emre Akay'a bir film projesi sunar ve ondan oyuncu bulmasını ister. Akay seçtiği oyuncunun gizli çekilmiş görüntülerini de Demirtaş'a verecektir. Akay işi kabul eder ama kendisinin de gizlice görüntülendiğini bilmemektedir. Aslında Tuğra Kaftancıoğlu'nun tasarladığı sıra dışı film başlamıştır bile.
    Bir Tuğra Kaftancıoğlu Filmi" altı kişilik ekiple, 1000 dolarlık bir bütçeyle çekildi. Kara mizah-gerilim denebilecek filmi yazıp yönetenler Emre Akay ve Hasan Yalaz. Tüm film Hi8, V8 gibi kameralarla çekildi ve 13 Kasım 2003'de New York Uluslararası Bağımsız Film ve Video Festivali'nde gösterildi.

3-KORKUSUZ KAPLAN

http://serhatarvas.googlepages.com/korkusuzkaplanIafis.jpg
Serhat Arvas'ın senaryosunu yazıp yönettiği , aynı zamanda da baş karakteri oynadığı uzun metrajlı aksiyon filmi... "Korkusuz kaplan" filmde bir operasyon ismi....
Filmin en önemli özelliği ise dövüş sahnelerinin özenle çekilmesi ve koreografilerin Hong-kong aksiyon filmlerine benzerliği. Filmde bilinmeyen bir örgüt tarafından kaçırılan ünlü dövüş sanatçıları ring te dövüştürülüyor, bunu kameralar aracılığı ile internetten Dünya'ya yayıp bunun üzerinden para kazanan bu örgüt, sonunda sivil bir polis tarafından çökertiliyor.
Film İzmit ve İstanbul'da çekildi , çekimleri bütçenin kısıtlı olduğu, daha doğrusu film neredeyse sıfır bütçe ile çekildiği için 9 ay sürdü, montajının da tamamlandığı film sinemada oynamayacak fakat Dvd ve Vcd formatında , bandrollü olarak piyasaya çıkacak. Aynı zamanda özel bir Tv kanalında da oynayacak.
FİLM HAKKINDA GENEL BİLGİLER:
- Film 3 ayrı dijital kamera ile çekildi.
- Dövüş koreografileri önceden planlanarak hazırlandı.
- Henüz çekim aşamasında iken film hakkındaki bilgiler tv ve internet ortamında yayılarak bir çok kişiye ulaştı.
- Serhat Arvas'ın ilk uzun metraj denemesi, bunun dışında dört tane kısa filmi bulunmakta.
- Filmin bütçesi sadece 1000 dolar.
- Filmin müzikleri E.V.P adlı gruba ait.
4-KARPUZ KABUĞUNDAN GEMİLER YAPMAK
http://medias.lemonde.fr/mmpub/edt/ill/2005/08/30/h_4_ill_683983_pasteques2.jpg

Olmayacak işler için boşuna uğraşmak diye kullanılır karpuzcu Mustafa bu sözü, karpuz kabuğundan gemiler yapmak. Oysa herkesin hayatında olmayacağını bile bile hayal ettiği şeyler yok mudur?
Recep ve Mehmet 60’lı yıllarda Tepecik adlı bir köyde yaşayan iki kafadardır. Yaz aylarını herkes gibi aylak aylak geçirmemek için yakındaki kasabada çıraklık yaparlar. Recep bir karpuzcunun, Mehmet ise bir berberin yanında çalışır. Hayat hep böyle mi geçecektir, bir karpuzcu ve berber olma uğruna çalışmayla? İki çocuğun ufku ne o köye ne de kasabaya sığmayacak kadar geniştir. Boş kalan tüm zamanlarını terkedilmiş bir ahırda film projeksiyon makinesi yapmaya çalışarak geçirirler. Kimsenin umursamadığı bu uğraşlarında tek bir destekçileri vardır, köyün delisi Ömer.
O yaz sandıklarından çok daha fazla genişletecektir ufuklarını. Recep, kelek çıkan karpuzları toplamaya gelen Nezihe ile ahbap olur ve kadının evine arada bir yemek yemek için gidip gelmeye başlar. Tüm hayallerinin ötesinde bir duyguyla tanışır ve aşık olur. Aşk, iş, hayaller… Bu iki çocuk için Tepecikli köyünde ömürleri boyunca unutamayacakları bir yaz yaşanmaktadır.

Ahmet Uluçay'ın ilk sinema filmi olan Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak, "karpuz kabuğundan gemiye binersen çabuk inersin" mesajını adına konu alan, ünlü oyuncuların oynamadığı, yönetmeninin de rol aldığı özgün bir yapım. Uluçay'ın kendi yaşamından kesitler sunduğu film oldukça doğal ve şiirsel gerçekçi tarzda işlenmiş ve sadece 50 bin dolara mal olmuş. Birçok ödül de kazanan Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak'ın yönetmeni Uluçay, benzer bir isimle (Koltuk Değneklerinden Kanat Yapmak) kısa metrajlı bir film de çekmişti. Yapıt, 2001'de tamamlandığı halde üç yıl sonra gösterime girebildi.

5-Tabutta Rövaşata

http://www.itusozluk.com/img.php/6fe27184656da584e55ccc6949a292b222268/tabutta+r%F6va%FEata

Araba sevdalısı bir otomobil hırsızının hüzünlü öyküsü. Rumelihisarı'nı mesken tutan Mahsun (Ahmet Uğurlu), evsiz-barksız işsiz ve kimsesi olmayan bir garibandır. Tüm dostları balıkçılardır. Sabahçı kahvesindeki çay borçlarına kadar herşeyine balıkçı dostlarından Reis'in (Tuncel Kurtiz) sahiplendiği Mahsun, otomobil çalarak yaşamını sürdürür. Yaşamındaki tek tutkusu arabalardır. Geceleri çaldığı arabaları sabaha dek gezdikten sonra yerlerine bırakır. Çoğu zaman da onları garip bir coşkuyla, okşarcasına yıkayıp temizleyerek... Yine Reis'in sayesinde sandelyeler üzerinde uyuklamaktan kurtulur ve kahvenin tuvaletine bakma işini üstlenir. Bir gün, kahveye gelen eroin bağımlısı kıza (Ayşen Aydemir) aşık olur. Birden dünyası değişen Mahsun, hiçbir karşılık beklemeden, yatacak yeri olmayan kıza odasını açar. Ne var ki beyazcı kız, eroin almak için bedenini, bu açılan odada erkeklere satarak Mahsun'un saf dünyasında bir düş kırıklığı yaratacaktır.

Türk sinemasinin geldigi noktayı çok güzel yansıtan bir film.Ahmet Ugurlu ve Tuncel Kurtiz oyunculuklarini resmen konusturuyorlar. Ayrica bu film icin sadece film parasi ve montaj masrafi vb. harcanmis, film herşeyiyle 200 bin dolara mal olmuş.Derviş Zaim'in ilk filminde bu kadar basariyi saglamasi cok onemlidir Kendisinin ne kadar gelecek vaat eden birisi oldugunu gosterir.

6-Renkli Türkçe

28416 film renkli  Renkli Türkçe

Filmin Adı : Renkli Türkçe
Yönetmen : Osman Cavcı.
Senaryo : Nilüfer Aydan, Osman Cavcı, Akasya Aslıtürkmen,, Baykal Kent, Mustafa Uzunyılmaz
Seks filmleri oynatan salaş, sarhoşundan, esrarkeşine kadar değişik her tür tiplemenin geldiği eski bir semt sinemasında makinistlik yapan Sabit, içine kapalı biridir. Sinemayla, iç içe, yanlız yaşayan, kimsesiz bir adamdır. Sinema salonunda ise işler pek de iyi değildir. Salon bir yıl içinde kapanacak ve yerine bir iş merkezi açılacaktır. Müdür Celal işi bırakınca patron, Beyoğlu'ndaki film şirketlerinden film getirme işini Sabit'e verir. Sabit bu görevini yerine getirirken dolaştığı şirketlerden birinde prodüktör Şadi'nin uzatmalı sevgilisi, aynı zamanda bir zamanların ünlü seks yıldızı Zerrin Öz'ü görür. Saplantılı bir şekilde kadının peşine düşer, sürekli onu izler ve telefonla arar. Bu saplantı onu tehlikeli bir maceranın içine sürükleyecektir.
Filmin toplam bütçesi 20 bin dolar.

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!