fkokmen...
24 10 2009

Testere 6'dan yeni video!

İlgili aramalar: sinema - fragman - testere 6 -  sinemalar -  fragman -  testere 6 Testere serisinin altıncı filminden (Saw 6), yeni video yayınlandı!David Hackl, Kevin Greutert yönettiği Tobin Bell , Shawnee Smith , Costas Mandylor gibi isimlerin yer aldığı Saw 6 filmi yakında seyirciyle buluşacak!Filmde:Özel Ajan Strahm öldü ve Dedektif Hoffman Jigsaw ' ın mirasına engellenemez bir şekilde sahip çıkmakta. Lakin , FBI ' ın ona yaklaşmasıyla Hoffman bir oyunu devreye koymak zorunda kalacak ve Jigsaw ' ın büyük planı anlaşılacak...... Devamı

12 10 2009

Altın Portakal’da iz bırakan usta sanatçılara Onur Ödülü

Bu yıl 46.sı düzenlenen Altın Portakal Film Festivali'nde, aralarında Kadir İnanır’ın da yer aldığı, sinemamızın iz bırakan usta isimlerine onur plaketi verildi. Böylece Kadir İnanır, kendisine 9 yıl önce verilmek istenen, ancak törene katılmadığı için verilemeyen ''Yaşam Boyu Onur Ödülü'' almış oldu. Devamı

12 10 2009

Halit Refiğ'i kaybettik

HALİT REFİĞ KİMDİR?Yönetmen Halit Refiğ 1934'te İzmir'de dünyaya geldi.Refiğ, ilk ve orta öğrenimini Şişli Terakki Lisesinde tamamladı, Robert Kolej Mühendislik Bölümünde okudu. Okul bittikten sonra askerliğini yedek subay olarak Kore'de yapan Refiğ, bu sırada amatörce 8mm filmler çekti.Refiğ, 1956'da, Nijat Özön ile birlikte yayınladıkları ''Sinema'' ve ''Kim'' isimli dergilerde, ''Yeni Sabah'' ve ''Akşam'' gazetelerinde sinema eleştirileri yazdı.Refiğ, Atıf Yılmaz'ın ''Yaşamak Hakkımdır'' isimli filmin asistanlığını yaparak sinema alanındaki ilk çalışmasını gerçekleştirdi. 1960'ta ilk film olan ''Yasak Aşk''ı çeken Refiğ, 1963'te ''Şehirdeki Yabancı'', 1964'te ''Gurbet Kuşları'', ''Haremde Dört Kadın'', ''Bir Türk'e Gönül Verdim'' filmlerine imza attı ve bu filmlerle Moskova, Yeni Delhi ve Sorrento Film Festivallerinde çeşitli ödüller kazandı. Refiğ, 1964 yılında ''Gurbet Kuşları'' ile Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde ''En İyi Yönetmen'' ödülünü aldı.Halit Refiğ, 1970'li yıllarda Türk sinemasının bunalıma girmesiyle televizyon filmlerine yöneldi. 1974'de Türkiye'de ilk defa İDGSA Film Arşivi tarafından başlatılan eğitim çalışmalarına katıldı ve Sinema Kursları'nda öğretmen olarak görev aldı.1975'ten itibaren İDGSA Sinema-TV Enstitüsü'nde Öğretim Görevlisi olarak çalışmaya başladı. 1975'te TRT Kurumu adına çektiği ''Aşk-ı Memnu'' ile televizyon dizilerine öncü oldu ve dikkatleri üzerine çekti.TRT'de danışman kurulunda görev alan Refiğ'in, TRT adına 1981 yılında gerçekleştirdiği Kemal Tahir'in aynı adlı romanından uyarladığı ''Yorgun Savaşçı'' adlı filminin yakıldığı ilan edildi. Bu film, 1993'te televizyonlarda gösterildi.1976'da ABD'de Wisconsin Üniversitesi'nde, 1984 yılında Ohio Denison Üniversit... Devamı

12 10 2009

BU FİLM EZBERLENİR...

Ezberby ardalahmetTolga Öztorun tarafından sadece sponsorlar ve gönüllü oyuncular ile gerçekleştirdiği "Ezel" izlenme rekorları kırıyor. Ufak bir araştırma yapmış Tolga Öztorun. Dünyanın hiçbir yerinde 30 dev oyuncunun ve profesyonel ekibin gönüllü olarak çalıştığı, hayvanlar için yapılmış başka bir film yok. Ezber fikri böyle çıkmış ortaya. Film 15 dakika sürüyor. Diyalog yok. Oyuncular gücünü Eser Taşkıran’ın müziğinden alıyor. Meltem Taşkıran’ın seslendirdiği “Hep Seni Sevdim Giderken Bile” isimli şarkıda yaşanan trajedi çok güzel ifade ediliyor. Filmin senaryosunu da Tolga Öztorun yazmış. Görüntü yönetmeni ise dünyaca ünlü bir Fransız, Colin Mounier. Mounier dünyanın en önemli belgesellerinde görev almış. 30’a yakın “Capitaine Cousteau” belgeseli çekmiş. O bizim bildiğimiz filmlerden değil. Bir çırpınma hikayesi. Yönetmen Tolga Öztorun anlatıyor; "Ezber" bir rüya ile başladı Yıllardır hep onların özgürlüğü için kendi çapımda bir şeyler yapmaya çalışıyorum. Bu yolda güzel dostlar biriktirdim kendim için ama bu bana yetmiyordu. Yeterince yardım edememek beni çok üzüyordu. Büyük bir kalp arsızlığı ile onlar için hep daha fazlasını istedim. Durmadan hep hayaller kurdum. Belki dedim “ bir gün onların yaşadıklarını biz yaşarsak onları daha iyi anlarız…” Ya bir gün aynı acıyı biz yüreğimizde yaşarsak? Onları Ezber ’e öldürmeye yine devam eder miyiz acaba? İzlediğim şahane bir belgeselde “ Empatiyi öğrenmek zorundayız ” diyordu. Evet! ya bize yapılsaydı? Çıkış noktamı buldum. Daha da uykusuz geceler başladı. Kalp ve mide kasılmaları ile gördüklerimi kale... Devamı

29 09 2009

Bir Kadın Bir Erkek 16. Bölüm 2. Kısım

Bir Kadın Bir Erkek 16. Bölüm 2. Kısım @ Yahoo! Video Devamı

22 09 2009

Korku Sinemasında 90'lı yıllar(1990 - 2000)

1990 döneminin başlangıcında, 1980’li yıllar boyunca yaygın konumda bulunan bitmez tükenmez devam filmleri yine devredeydi. Yeni çıkarılan korku filmi sayısı çok azdı. Devam nitelikli olanlar arasında söz etmeye değenlerin sayısı ise daha da azdı. Korkuya ilgi belli miktarda azaldı. Bununla birlikte burada, İngiltere’de birçok korku filmi doğrudan video kasetlere alınarak piyasaya sunuldu. Bu dönem, korkunun bu on yıllık dönemin sonuna doğru kesin bir “Scream/Çığlık” niteliğindeki filmin piyasaya sürülmesiyle ile büyük bir çıkış yaparak geri dönmesine kadar devam etti… Arachnophobia1990’da “Arachnophobia”, bu yıl içinde piyasaya sürülen birkaç orijinal filmden biriydi. Bu filmde, Jeff Daniels küçük bir taşra kasabasında son derece zehirli örümceklerle savaşıyordu. Bu yıl vizyona konulan diğer filmler ise Chucky, Leatherface, Dr West ve hatta Norman Bates’in “Child’s Play 2”, “Leatherface : The Texas Chainsaw Massacre 3”, “Re-Animator 2” ve Psycho 4 : The Beginning” filmlerinde geri dönüşünden ibaretti. Ayrıca zombi polis Matt Cordell de “Maniac Cop 2” ile geri dönüyor ve Robert Davi ile mücadele ediyordu. Fakat daha olumlu bir durum, “Graveyard Shift” adlı film, Steven King adaptasyonlarının uzun süreli öykülerine hoş bir ilave daha yapmış oldu. 1991’de, son derece başarılı korku/heyecan filmi “The Silence of the Lambs/Kuzuların Sessizliği” adlı film gösterime sunuldu. Thomas Harris’in kitabından uyarlanan bu filmin başrolünde, piskopat psikolog Dr. Hannibal Lector’u canlandıran Anthony Hopkins yer alıyordu. Ayrıca yine bu yıl içinde, Robert DeNiro ve Nick Nolte’nin başrollerini paylaştıkları “Cape Fear/... Devamı

21 09 2009

Lütfi Ö. Akad Sineması

Orhan Kemal’in bir hikayesinden, Vedat Türkali’nin senaryolaştırdığı film, Akad’ın bir diğer önemli filmi, hatta ikinci başyapıtıdır. Çekim planlarını en ince detaylarına kadar kendi elleriyle çizmiş, iç mekandaki her dekor ve aksesuarı elleriyle yerleştirmiştir. Diğer filmlerinde –özellikle Kanun Namına filminde- üzerinde durduğu “kıstırılmış adam” teması burada hat safhaya çıkmış, işin içine bir de psikolojik olarak “kıstırılmış kadın” eklenmiştir. Film bu anlamda okunduğu zaman,dört başı mahmur iki karakterin sürükleyip götürdüğü bir kenar mahalle hikayesidir. Film yaralı bir adamın, tek çocuğu ile yaşayan dul kadının evine zorla girip saklanması ile başlar. Bu sade cümleyi aynı sadelikte filme aktarmayı başarmış bir yönetmendir Akad ve ustalığı da bu yüzdendir. Çünkü detayları genel planlarda verebilme becerisine çok az yönetmen sahiptir gerek Türkiye’de gerekse dünyada. İşte Akad, bu beceriye sahip ilk –ve çoğu anlamda tek- Türk yönetmenidir.Akad, takvimler 1967’yi gösterdiğinde, iki önemli filmine daha imza atar. Bunların ilki, öyküsünü Yılmaz Güney’in yazdığı –ve oynadğı-, daha sonra Akad ve Güney tarafından derlenip toparlanıp, senaryo haline getirilen “Hudutların Kanunu”dur. İkinci film ise, Nazım Hikmet’in senaryosunu yazdığı “Kızılırmak-Karakoyun”dur.Akad bu filmde de Yılmaz Güney’le çalışır fakat bu kez Güney yalnızca oyuncu olarak görev almaktadır. Yıllmaz Güney-Lütfi Akad birlikteliğinden ortaya çıkan bu iki eser de eleştirmenler tarafından beğenilmiş fakat gerçekleri yansıtmadığı –hatta yanlış yansıttığı- gerekçesi ile çok fazla üzerinde durulup, tartışılmamıştır. A... Devamı

13 09 2009

SİNEMADA KURGU...

KURGUKurgu, teknik anlamda çekilen görüntülerin kesilip biçilmesidir. Kurgu değişim demektir. Kurgu sırasında, olayı, haberi, hikayeyi vb.en iyi anlatacak parçalar kesilerek belli bir tempo içinde sıraya dizilir. Kurgu işlemi, sanılanın aksine bütün çekimlerin bitmesiyle değil, aksine çekimler sırasında hatta çekimler öncesinde planlama aşamasında başlar. Ancak planlı çekimler gerçekleştirildiği takdirde başarılı sonuçlar alınabilir. Kameramanda aynı zamanda iyi bir kurgucu olmak zorundadır. Dr. Piragov’un ifadesiyle “Kendini hissettiren organ hastadır.” Çekim sırasında kamera konumları, çekim ölçekleri, çekimin uzunluğu ve bunların kurguda nasıl birleştirileceği iyi planlanırsa kurguda fazla zorluk çekilmez. Bir sinemacının (kameramanı da buna dahil edebiliriz) kurguyu bilmemesi demek film yönetmeni Aleksey Georgiyeviç Sokolov’un tabiriyle “bir metropolde yaşayıp otomobili bilmemesi” demektir. Kameraman, çektiği olayın tek tek nasıl karelere bölüneceğini,hangi tür çekim gerektiğini tecrübeler sonucu öğrenir.Önemli olan bu tecrübe süresini mümkün olduğu kadar kısa tutabilmesidir. Kameraman kurgucuya seçme hakkı tanımalıdır. Kurgucu yalnız kendisine getirilen görüntüler arasından seçme yapabilir. Unutmayın;farklılık ayrıntılardadır.Bir kurgucu şunları yapamaz: -Dekorun renklerini değiştiremez, -Kamera açılarını değiştiremez, -Kamera hareketlerini hızlandıramaz veya yavaşlatamaz, -Sabit sahnelere hareket katamaz, -Yetersiz bakış boşluğunu düzeltemez, -Aydınlatmayı değiştiremez, -Detay çekim olmadan sıçramaları engelleyemez, -Ses bozukluğunu gideremez, -Filtreyi yanlış kullanmanızdan dolayı mavi veya sarı görüntüyü düzeltemez. Not:... Devamı

?