fkokmen...
08 09 2009

Kısa Film Nedir?Nasıl Çekilir?

Kameraların fiyatlarının ucuzlaması, bilgisayarlı kurgunun ulaşılabilir bir fiyata inmesi hatta bazı programların bedava olması kısa filmi yaygın hale getirdi. Adı üzerinde süreleri kısa olan filmler demektir. Ortalama süreleri 30 dakikaya kadar olan filmlerdir. Burada anlatılmak istenenler sürenin kısıtlı olmasından dolayı uzun süreli filmlere göre daha kısa, daha belirgin olmak zorundadır. İşin ruhunda biraz da amatörlük vardır. Kısa film için biraz da, bütçenin imkansızlıkları ile sanatın gereklerinin çatışmasıdır denilebilir. Sinema tarihi önce kısa filmlerle başlamıştır. Kısa filmin adı üzerinde; ticari filmlere nazaran daha kısa olmasının avantajlarının yanında dezavantajları da vardır. Öyküyü daha kısa sürede anlatmak zorundasınızdır. Bu ise; yeni anlatım teknikleri geliştirmenizi sağlar. Ancak bu bazı detayların atılması anlamına gelecektir. Zamanı kısa tutma adına öykünüzde kopmalar olmamasına dikkat edin. Anlatmak istediklerinizi kısa bir zaman dilimi içinde bütünlüğü bozmadan anlatmak zorundasınız. Kısa filmde yönetmen senaryoyu kendisi yazar, bütçeyi ortaya koyar ve filmin her şeyidir diyebiliriz. Bu nedenle uzun metrajlı filmlere göre daha özgür bir yapıya sahiptir. Ayrıca, uzun metrajlı film yönetmenlerinin çoğunun ilk denemelerini kısa filmler üzerinde yaptıkları da bir gerçektir. Bir film yapmak için de illaki kısa veya uzun diye bir ayrım yapmak gerekmiyor. Sonuçta ortaya çıkan sizin düşünceleriniz, sizin bakış açınızdır. Yani size ait ve paylaşılmaya hazır olan bir filmdir. Bu yüzden kısa filmin süresini kendinize o kadar da dert etmeyin. Kısa film sürecinde sabır göstermek zorundasınız. Çünkü filmin bütün aşamalarında zorluklar sizi bekliyor. İmkanlarınızı verimli kullanın... Devamı

07 09 2009

BİR ZAMANLAR ŞİŞKO NURİ...

Esas adi Sıtkı Sezgin olan 1950 dogumlu sinema oyuncumuz. Oldukca sisman olan benden yapisi nedeniyle daha cok maskot benzeri karakterleri oynamistir. "OKSUZLER" filmindeki Sezercigin, essegini satin almaya calisan cocuk rolunun yani sira "ALEV" filminde gobek atan cocuk, "SEVGILI DAYIM" filminde Tarik'in bisikletini caldigi cocuk, "KIRALIK EV" filminde mahalleli cocuk, "ALMAN AVRAT 40 BIN MARK" ve "ALMAN AVRADIN BACISI" filmlerinde Ali Avaz'in oglu rollerinde gozukmustur. Kendisi en son 2001 yilinda Fethiye halk egitimi merkezi'nin destegiyle cocuklara yonelik "BAY PALYACO" oyunu ile sahne almistir40 yıl boyunca, 300'den fazla Türk filminde oynamış olan Sıtkı Sezgin,yaşadığı sıkıntıları gururlu bir yaşam mücadelesi olarak yorumlamak yerine, gerçekçi pencereden bakıp şöyle konuşmuş:“Sanatçılar popüler dönemlerinde akan sudan kovalarını doldurmalı. Gazetelerde, televizyonlarda sık sık haber yapılıyor, "Bir dönemin ünlü sinema sanatçısı parklarda dileniyor" diye. Veya "Ünlü ses sanatçısı parkta bankların üzerinde yatıyor" diye. Bu gibi haberler hepimizi üzüyor, ama ünlü sanatçıların bu olayda kendi hataları da var. Şan, şöhret döneminde kazandıklarının hepsini yiyorlar, kumarda, at yarışında büyük miktarlarda para harcıyorlar. Yaşlanıp para kazanamaz hale gelince de çevrelerinde kimse kalmıyor. Sonra pişmanlık duyuyorlar, ama iş işten geçmiş oluyor. Albümlerdeki fotoğraflar, arşivlerdeki gazete haberleri karın doyurmuyor. Ben kazandığım paranın bir bölümünü biriktirip, şimdi kimseye muhtaç olmadan yaşıyorum. Devlet yaşlanan sanatçıların kalabileceği bir huzur evi kurmalı. Burada yardıma muhtaç veya yaşlı sanatçılar birlikte kalabilmeli. Burada kalanlar emekli maaşlarını veya gayrımenkul gelirlerini buralara vermeli, çark dönmeli. Bu konuda bazı giriş... Devamı

24 08 2009

Yönetmen, yapımcı ve senarist ‘Yücel Çakmaklı’ yaşam

9 Temmuz’da özel bir hastanede by-pass ve kalp kapakçığı ameliyatı olan, ameliyat sonrasında oluşan enfeksiyon üzerine İstanbul Tıp Fakültesi Reanimasyon servisine kaldırılan yönetmen, yapımcı ve senarist Yücel Çakmaklı tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.1937 yılında Afyon'un Bolvadin ilçesinde doğan Yücel Çakmaklı, 1959'da İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Enstitüsü'nden mezun oldu. Mezun olmasının ardından Yeni İstanbul Gazetesi'nde sinema yazıları yazmaya başlayan Çakmaklı, bir yandan da Erman Film Stüdyoları'nda yönetmen yardımcısı olarak çalıştı. Çakmaklı, 1968 yılına kadar 50 kadar filmde Dr. Arşevir Alınak, Osman Seden, Orhan Aksoy gibi yönetmenlere yardımcılık yaptı.1969 yılında ilk belgesel filmi “Kabe Yolları”nı çeken Çakmaklı, Elif Film şirketini kurdu. ''Milli sinema'' akımına dayalı filmler çeken yönetmen, TRT bünyesinde çalışmalarına devam ettiği 1975-1990 yılları arasında kısa hikayelerden televizyon filmleri yaptı. Prag'da 1978'de televizyon filmleri arasında ödül alan ilk yapım olan ''Çok Sesli Bir Ölüm'' ile ''Çözülme'' filmlerini çekti.Tarık Dursun K.'dan, ''Denizin Kanı'', Tarık Buğra'dan ''Küçük Ağa'' ve ''Kuruluş'' gibi roman uyarlamalarını dizi olarak televizyona aktaran Çakmaklı, Necip Fazıl Kısakürek'in ''Bir Adam Yaratmak'' ve Turan Oflazoğlu'nun ''4. Murad'' gibi tiyatro eserlerinden televizyon oyunları yaptı.Yenilikçi, pek çok ilke imza atan ve çok değişik konuları filmleştiren bir yönetmen olarak tanınan Yücel Çakmaklı, TBMM tarafından 10 Temmuz 2008 tarihinde Devlet Üstün Hizmet Madalyası'na layık görüldü. Ayrıca kendisine 19 Ekim 2008'de Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından sinemadaki 50 yıllık hizmet... Devamı

18 08 2009

BİR CANNES HATIRASI...

Bu ödülü birisine ithaf etmek istiyorum... Yalnız ve güzel ülkem Türkiye’ye.. Devamı

09 08 2009

NEDEN BAĞIMSIZ FİLM YAPIMI ?

<!-- /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-parent:""; margin:0cm; margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:widow-orphan; font-size:12.0pt; font-family:"Times New Roman"; mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} @page Section1 {size:612.0pt 792.0pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.Section1 {page:Section1;} --> Bağımsız film yapımı (independet film making), Hollywood stüdyoları tekelindeki Amerikan sinema endüstrisinin, içinde var olması, projenin satışa yönelik kaygılarından yada proje sahiplerinin işi kotarmalarından  duyulan kuşkulardan ötürü taşıdığı riskler yüzünden zor yada imkansız gözüken film projelerinin hayata geçirilmesi için icat edilmiş bir oluşumun adı. Satmaz yada kar ettirmez olarak düşünülen yada bu şekilde ciddi kaygılar taşıyan binlerce proje, stüdyo yapımcıları tarafından reddedilirken, hırslı ve idealist yapımcılar sayesinde hayata geçirilmiş ve pek çoğu ciddi başarılar kazanmıştır.  Başka bir deyişle büyük stüdyolarda yapım imkanı bulamayan projelerin mütevazi bütçelerle hayata geçmesi bu yöntemle sağlanmış olmaktadır.  Avrupa ve Türkiye’de durum çap değiştirerek benzerlikler gösterir.  Bir film projesine gişe kaygısı ile para yatıran yada parasını riske atmaktan kaçınan yapım evleri veya yapımcılar ile onların beklentilerini karşılamakta güçlük çeken proje sahipleri vardır.  Bu kişiler projelerini “makul” bütçelere indirdikten sonra kendi imkanlarıyla yahut bu tarz projelerin yapımları için kurulmuş küçük çaplı yapım şirketleri ile yapım öncesi çalışmaya başlarlar. İlk iş kaynak bulmaktır.Eğer... Devamı

09 08 2009

“Hadi Ucuz Bir Film Çekelim”

Meksika’da küçük bir kasabada yedi bin dolarlık bir bütçeyle çektiği ilk film “El Mariachi” ile Hollywood’a transfer olan ROBERT RODRIGUEZ, genç sinema öğrencilerine 10 dakikalık bir seminerde aşama aşama film çekmesini öğretiyor.“Günaydın sınıf! Bir süre önce ünlü bir yönetmen şuna benzer bir şey söylemişti: ‘Film çekmekle ilgili olarak bilmeniz gereken her şeyi 1 haftada öğrenebilirsiniz.’ Fazla iyimsermiş. Bunu 10 dakikada öğrenebilirsiniz.Çocuklar, saatlerinizi kontrol edin; 10 dakika boyunca burada olmayacağız. “Evet, demek yönetmen olmak istiyorsunuz! (Tüm sınıf “EVET!” diye bağırır) Yanlış! Sizler yönetmensiniz. Yönetmen olmak istediğiniz andan itibaren yönetmensiniz. Üzerinde yönetmen olduğunuzu belirten bir kartvizit bastırın, bunları arkadaşlarınıza dağıtın. Bunu böyle düşünüp kavradığınızda bir yönetmen olacaksınız ve bir yönetmen gibi başlayacaksınız.Yönetmen olmayı hayal etmeyin; siz bir yönetmensiniz. Şimdi işe koyulalım. “Bilmeniz gereken şey, yaratıcı olmanın bu piyasada yeterli olmadığı. Teknik olmak zorundasınız. Yaratıcı insanlar yaratıcı doğarlar; o zaman şanslısınızdır. Bununla beraber, teknik insanlar yaratıcı olamazlar. Bu onların hiç sahip olmadıkları bir şey. Satın alamazsınız, bulamazsınız, öğrenemezsiniz; onunla doğarsınız. Pek çok yaratıcı insan nasıl teknik olunacağını öğrenmek istemez. O zaman ne olur? Teknik insanlara bağımlı hale gelirler. Teknik olun; bunu öğrenebilirsiniz. Eğer yaratıcı ve teknikseniz, sizi durduramazlar. “Hiç film deneyiminiz var mı? Evet, var, doğru. Film izliyorsunuz. Şimdi size sadece izleyerek öğrenemeyeceğiniz deneyimler gerek. Kamerayı daha fazla taşımayı öğreneceksiniz, kendi filmlerinizi, kendi hatal... Devamı

09 08 2009

BİR BARIŞ BAYRAKTAR KISA FİLMİ-PAMUK PRENSES 2

Yapım aşaması, oyuncular, çekim teknikleri, replikler ve pazarlama teknikleriyle fark atan ilginç bir kısa film. Serdar (patron/erkan can) bir uyuşturucu kaçakçısıdır ve ilk defa helikopterle nakliye yapacaktır. Adamlarını bir araçla malı almaya göndermiş, restoranda güvendiği adamı Selim'le muhabbet etmektedir. Adamlar malı bir kadına çaldırırlar (füsun) ve işler karışmaya başlar. Hızlı çekim teknikleri Guy Ritchie'ye, konu ve replikler ise Tarantino'ya benzetildiği için aşırı tepki almış bir kısa filmdir. Gerçekten çok benzese de iyi oyuncular ve kaliteli esprilerle bezenmiş bir yapım.  &amp;lt;!-- /* Font Definitions */ @font-face {font-family:Tahoma; panose-1:2 11 6 4 3 5 4 4 2 4; mso-font-charset:162; mso-generic-font-family:swiss; mso-font-pitch:variable; mso-font-signature:1627421319 -2147483648 8 0 66047 0;} /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-parent:""; margin:0cm; margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:widow-orphan; font-size:12.0pt; font-family:"Times New Roman"; mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} @page Section1 {size:612.0pt 792.0pt; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.Section1 {page:Section1;} --&amp;gt; Pamuk Prenses 2 gerek senaryosu,gerek oyuncu kadrosu gerekse kurgu tekniği ile son yılların en çok tartışılan kısa filmi.Aynı zamanda kısa filmin,sadece festivallere mahkum olmadığının,iyi bir tanıtım stratejisi ile çok daha geniş kitlelere ulaşabileceğinin bire bir göstergesi.. Film,internette 2 milyon kişi tarafından indirilmiş.Bir diğer özelliği ise korsana düşen ilk kısa film olması.(Tabi bunda yönetmen Barış Bayraktar'ın filmin DVD'sini korsan satıcıya kendi elleriyle teslim etmesinin etkisi tartışılmaz:) bu da bir tanıtım stratejisi)Filmin ... Devamı

?